Menüye ulaşmak için tıklayınız Sayfa içeriğine ulaşmak için tıklayınız

Sürdürülebilirlik Çalışmaları

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak hedefiyle ofis uygulamalarını ve iş süreçlerini sürdürülebilir inovasyon prensiplerine göre dönüştüren Türk Telekom, bu sürece tüm çalışanlarını, onların ailelerini, tedarikçilerini ve müşterilerini de dâhil etmeyi, stratejisinin bir parçası olarak görmektedir.

Türk Telekom FTSE4GOOD endeks serileri ve BIST sürdürülebilirlik endeksi üyesidir.

İş Süreçlerinde Sürdürülebilirlik

İş süreçlerindeki sürdürülebilirlik anlamında yüksek enerji tüketiminin toplum ve çevreye olan etkisinin bilincinde olan Türk Telekom, enerji kaynaklarının verimli kullanılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması ve çevreye verilen olumsuz etkinin azaltılması amacıyla enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanlarındaki yatırımlara ve çalışmalara önem vermektedir.

Bu kapsamda; alternatif enerji kaynakları çeşitlerinden güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi kullanımına yönelik çalışmaları ile karbon tasarrufu sağlamaktadır; enerji verimliliğini ve güvenilirliğini artırmak amacıyla, verimliliği düşük olan DC enerji ekipmanları yüksek verimli teçhizatla; santral dönüşüm/Fiberkentt projeleri ile enerji verimliliği düşük olan santraller, verimliliği yüksek olan yeni nesil santraller/outdoor ekipmanlarla ile değiştirilmektedir.

Sistem odalarında bulunan klima cihazları yerine, yeni nesil, düşük enerji tüketimli Free-Cooling klimaların kurulumu ile karbon emisyonunu önlemektedir. Smart Metering projesi ile enerji tüketimi detaylı ve gerektiğinde anlık olarak takip edilebilmektedir; teknolojik ömrünü dolduran, teknik destek ve onarım yenileme hizmeti alınamayan eski nesil sistemler üzerindeki servisler yeni nesil transmisyon sistemleri üzerine aktarılarak bakım işletme kolaylığı, enerji tasarrufu, salon iyileştirilmesi sağlanarak hizmet kalitesi artırılmaktadır.

Karbon Saydamlık Projesi Çalışmaları

Türk Telekom, düşük karbonlu ekonomiyi destekleyen ürün ve hizmetler sunarak, sera gazı emisyonlarını azaltmaya çalışmakta ve düşük karbon salımına sahip ürün ve hizmet çözümleri ile farklı sektörleri desteklemektedir. Sera gazı yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadele şirket için önemli konulardır ve şirketin genel stratejisine dahil edilmiştir. Türk Telekom’un bu aşamadaki hedefi iklim değişikliği ile mücadelede sektöre örnek, diğer sektörlerdeki şirketlere de kolaylaştırıcı olmaya devam etmektir.

Karbon Saydamlık Projesi (CDP) her yıl şirketler tarafından iklim değişikliği risklerinin nasıl yönetildiğini küresel çapta raporlayan dünyanın en büyük iklim değişikliği verisine sahip olan uluslararası bir kuruluştur. Katılım gösteren şirketlerin çevresel risklerin yönetimine dair verdiği yanıtları çevre verisi derecelendirme metodolojisi olan CDP metodolojisine göre derecelendirir. Çevreye duyarlı şirketler, azaltım hedeflerini belirlemek ve performanslarını arttırmak amacıyla sera gazı emisyonlarını, su kaynaklarının yönetimini ve iklim değişikliği stratejilerini kuruluş aracılığıyla yatırımcılarla paylaşmaktadır. Bu rapor global yatırımcıların daha doğru yatırım kararları alabilmek için iklim verilerinden ne şekilde yararlanabilecekleri konusunda yol gösterici olmaktadır.

Dünya çapında yüksek performansa sahip şirketlerin raporlama yaptığı CDP kuruluşuna Türk Telekom katılım göstermektedir. CDP’ye ilk kez 2011 yılında raporlamada bulunan Türk Telekom, bu küresel inisiyatife katılan ilk Türk telekomünikasyon şirketidir.

2010 - 2011 yıllarında CDP’ye raporlama yapan Türk Telekom 2017’de, CDP’ye yeniden raporlama yapmaya başlamıştır. Türk Telekom’un CDP’ye sunduğu rapor 2017 yılında D (Disclosure/açıklama) seviyesinde değerlendirilmiştir.

Türk Telekom, 2018 yılı CDP raporu için verdiği cevaplarda enerji tasarrufunu ve yenilenebilir enerji kullanımını arttırmaya, yakıt tüketimini ve karbon monoksit salımını azaltmaya yönelik projeleri, yıllık enerji tasarrufu hedefleri, Akıllı Şehir projeleri, bulut göz teknolojisi ve iklim değişikliğine olumlu etki eden projeleri hesaba katarak yaptığı raporlama ile skorunu iki kademe yükselterek D+ seviyesinden C+ (Awareness/farkında olma) seviyesine taşımıştır.

Türk Telekom genelinde birimlerin yıllık emisyon azaltım hedefleri bulunmaktadır ve gerçekleşmeler düzenli olarak kontrol edilmektedir.

Türk Telekom’un hedefi; bir sonraki raporlama dönemine kadar, 5 ve 10 yıllık periyotlar içerecek stratejik emisyon azaltım hedefleri belirlemek ve Şirket ölçeğinde yönetebileceği karbon salımlarını daha da azaltarak emisyon hesaplarının yetkilendirilmiş bir kuruluş tarafından doğrulanmasını sağlamaktır.

Türk Telekom’un elektrik tüketimi ve yakıt tüketimi azaltmaya yönelik yıllık hedefleri bulunmaktadır. 2016 yılında 800 MkWh olan sabit şebekedeki yıllık elektrik tüketimi yıldan yıla artan kapasiteye rağmen hayata geçirilen verimlilik ve tasarruf projeleri sayesinde 2017 yılında 790 MkWh olarak gerçekleşmiştir.

2018 yılında da yıllık elektrik tüketimini azaltmaya yönelik hedefler üst yönetim ve ilgili çalışanlar tarafından alınmıştır. Artan müşteri sayısı, frekans bant genişliği ve kapasiteye rağmen Türk Telekom sabit tarafta elektrik tüketimini 2018 yılında bir önceki yıla göre %2,2 azaltarak 773 MkWh olarak gerçekleşmiştir. Dünyada elektrik tüketimini son beş yıldır azaltan nadir operatörlerdendir. Ayrıca, 2018 yılında 10 binada Bina Otomasyon Sistemi kurulmuş ve ilgili ünitelerin yakıt masrafından %15 tasarruf sağlanması hedeflenmiştir.

Ofislerde Sürdürülebilirlik

Ofislerdeki sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında bina/salon optimizasyon projeleri ile alan tasarrufu ve buna bağlı olarak soğutmada harcanan enerji tüketiminde ciddi azalma sağlanmaktadır. Bunların yanı sıra tasarruflu ampul kullanımı, ısı yalıtımı ve mantolama, toplu taşıma, bina otomasyonları, çevre dostu araç filosu, kâğıt geri dönüşümü, elektronik belge ve dokümantasyon sistemi (EDİTT), merkezi baskı sistemleri, e-öğrenme, telepresence ve video konferans kullanımı ile geri dönüşüm, tasarruf ve karbon salınımında azalma sağlanmaktadır.

Türk Telekom yalnızca kendi faaliyetlerini kontrol altına almakla yetinmeyip farkındalık yaratmak için çeşitli adımlar atmaktadır. Çevreci ürünler kapsamında e fatura uygulaması da müşterilerin karbon ayak izini azaltmaya yönelik fayda sunmaktadır.

DX Klima Dönüşüm projesi: Klima sistemleri, yeni nesil enerji verimli iklimlendirme sistemleri ile değiştirilmiştir. Bu dönüşümün bir sonucu olarak işletme maliyetleri ve enerji tüketim seviyeleri azalmıştır.

Türk Telekom ayrıca faaliyetleri nedeniyle oluşan sera gazı emisyonlarının azaltılmasını sağlayacak verimlilik ve tasarruf faaliyetleri yürütmekte ve yeni teknolojilere yatırım yapmaktadır.

Türk Telekom Teknoloji Merkezi ve Türk Telekom Esentepe Yerleşkesi “LEED GOLD Sertifikasını” aldı.

LEED (Leadership in Energy and Efficiency Design / Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik), Amerika Birleşik Devletleri Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiş çevreye duyarlı yapı sertifikasıdır. LEED Sertifikası, dünyada ve Türkiye’de en çok tercih edilen sertifikadır.

Küresel ısınma ve temiz su arzı gibi çevresel sorunların giderek ciddi boyutlara ulaştığı günümüzde çevre dostu / sürdürülebilir bina oluşumları önemli bir hal almaktadır. Çevre dostu binalar sadece enerji ve su tasarrufu sağlamakla kalmayıp bina sakinlerinin sağlığına ve konforuna da büyük önem vermektedir.

Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik (LEED), ABD'deki Çevre Dostu Binalar Konseyi tarafından geliştirilir ve bir dizi kriteri gerçekleştiren binalar Leed Sertifikası almaya hak kazanır. Bugün LEED, dünyada en yaygın, en güvenilir ve en geçerli “Yeşil Bina Sertifika Sistemi”dir. Amacı, insana ve doğaya saygılı yeşil binalar ve yerleşkeler yaratarak dünyamızın daha yaşanabilir olmasını sağlamaktır.

İstanbul – Ümraniye Teknoloji Merkezi Binamız ve Esentepe A Blok Yerleşkemiz sertifika kriterlerine uygun tasarlanarak inşaat uygulamaları yapılmıştır. Bu sayede, Türk Telekom Ümraniye Teknoloji Merkezi ve Türk Telekom Esentepe Yerleşkesi “LEED GOLD Sertifikası” alarak dünyadaki sayılı ofis projeleri arasına girmeyi başarmıştır.

LEED Sistemi kapsamında Türk Telekom Teknoloji Merkezi ve Türk Telekom Esentepe Yerleşkesi projelerinde öngörülen sürdürülebilir stratejiler ve çözümlerden bazıları şunlardır;

Sera gazı emisyonlarını takip ve azaltma, iç mekan hava kalitesi, doğal aydınlatma, atık yönetimi, sıcaklık ve nem kontrolü gibi insan sağlığını direk etkileyen unsurlar göz önünde bulundurulmakta ayrıca bina inşaatlarında kullanılan yöntemler ile son kullanıcıya daha temiz bir ortam bırakılması sağlanmaktadır. Enerji ve su tasarrufunun yanında personelimizin sağlığına ve konforuna da katkıda bulunulmuştur.

  • Türk Telekom Teknoloji Merkezi, Türk Telekom Esentepe ve Gayrettepe binalarında açık renk çatı kaplama malzemesi seçimi ile ısı adası etkisinin azaltılması amaçlanmıştır.
  • Binalarımız konum itibariyle yakın çevrede yürüme mesafesinde sosyal donatı ve imkanların bulunduğu gelişim yoğunluğu yüksek bir konumda bulunmaktadır.
  • Bina kullanıcıları ve ziyaretçiler için yeterli miktarda güvenli bisiklet parkları oluşturulmuş, bu sayede alternatif ulaşım desteklenerek bireysel araç kullanımı azaltılırken, spor imkanları oluşturulmuştur.
  • Bina da kullanılan su verimli ve konforlu ileri teknoloji ürünü su armatürleri kullanıcı konforundan ödün vermeden uluslararası standartlarda su verimliliği sağlamaktadır.
  • Binada, kullanılan verimli su armatürlerinden dolayı %40’ın üzerinde su tüketiminde azalma sağlanmıştır.
  • Proje kapsamında kullanılan tüm servis sistemlerinde enerji verimliliğine önem verilmiştir. Verimli aydınlatma armatürleri, verimli ısıtma, soğutma cihazları ile konfordan ödün vermeden giderler en aza indirebilecektir.
  • Projedeki aydınlatma armatürlerinin kurulu güç üzerinden %90’ından fazlası günışığı ve varlık sensörüne bağlı çalışacak şekilde tasarlanmıştır.
  • Proje kapsamında soğutma sistemlerinde ozon tabakasına zarar vermeyen, çevre dostu soğutucu akışkanlar tercih edilmiştir.
  • Binada kullanılan tüm inşaat malzemeleri sürdürülebilir ve çevre dostu özellikte olanları tercih edilmiştir.
  • Projede kat bazında geri dönüşüm noktaları oluşturulmuştur.
  • İnşaat sırasında çıkan atıkların ayrıştırılarak minimumda ağırlıkça %50’den fazlası yeniden kullanılmış veya geri dönüşüme gönderilmiştir.
  • Proje kapsamında %10’dan fazla oranda geri dönüşümlü içerik olan malzemeler kullanılmıştır.
  • Binanın inşaatında %20’den fazla oranda maliyet, nakliye ve çevrecilik açısından olumlu özellikler taşıyan yerel malzeme kullanılmıştır.
  • Bu kapsamda binada inşaat esnasında iç mekânlarda kullanılacak yapı kimyasalları, (boya, astar, yapıştırıcı, macun vs.) içeriğindeki VOC (uçucu organik zararlı bileşik) oranlarının uluslararası limitlere uygun olanlarından tercih edilmiştir.
  • Binaların içerisine verilen taze hava oranları ASHRAE 62.1 standardının üzerinde tutularak, bina kullanıcılarının sağlıklı ve konforlu bir ortamda yaşamaları öngörülmüştür.
  • Isıtma ve aydınlatma sistemlerinde bireysel kontrole önem verilerek hem enerji tasarrufu hem de iç yaşam kalitesinin arttırılması hedeflenmektedir.
  • Bina tasarımında iç mekânda yerleşim yapılırken bina sakinlerinin dış mekânları oturdukları yerden rahatlıkla görebilmelerine dikkat edilmiştir.
  • Şirketimizde, tehlikeli ve tehlikesiz atıkların yağmur veya yüzey suları ile temasından meydana gelebilecek kirliliğin önlenmesi için zemin geçirimsizliğinin sağlanması, suların drenajı amacı ile ızgara, kuşaklama kanalları ve benzeri toplama sistemlerinin oluşturulması zorunludur.
  • Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.
  • Şirketimizin atık yönetimi ile ilgili diğer faaliyetleri ise, faaliyetlerinde atığın üretimini en az düzeye indirecek şekilde gerekli tedbirleri almak ve atıkların kaynağında ayrı toplanmasını sağlamak şeklindedir.
​​​
Lütfen kişisel notunuzu ekleyin Eklediğiniz notları sadece siz görebilirsiniz.
GÖNDER

Bu sayfadaki notlarınız